Bugun...

Spor Doksan dakikalık heyecan değildir…

 Tarih: 23-09-2018 20:12:00
Mehmet Bağrıaçık
Ders zili çaldı okullar başladı..
Hakem de düdüğü çaldı Amatör müsabaka sezonu başladı.
Her ikisi arasında çok fark olmasa da biri diğerinden çok daha torpilli.
Birinde Devlet var yatırım yapan.Okul Yapan , Öğretmen atayan, Kitap veren, Servis sağlayan..
Diğerinde Millet var ,Bütçesini Kulübü için harcayan..
Her ne kadar her ikisi de Yasa ve Anayasa da Korunup kollanacak demişlerse de,Gerçek hayatta bunun olmadığı bal gibi aşikar..
Birinde zola Eğitim ya da Nazikçesi Zorunlu Eğitim olması, Diğerinde ise Gönüllü yapılan Eğitim olması..
Birinde Ülke Nüfusunun ekserisinin katılımı sağlanarak, Törenler Kutlamalar yapılması ,
Diğerinde ise,katılım sayısının azlığı nedeni ile olsa gerek ,Veyahut Yerel ve Genel idarecilerin Spora ciddi bakmaması neticesinde hep üvey evlat muamelesi görmesi..
Ne Törenler, Ne kutlamalar, ne sezon açışı için Bakan, Başbakan, Milletvekillerin gelmesi…
Tam bir Üvey evlat muamelesi…
Devletin Anayasada belirttiği Gençliği Koruma ve kollama Ülküsünden hareketle Temel yapılarda tesisi yapmaktan, Teşvik etmeye kadar her şeyi Devletin ve Devletin birimlerinin yapması gerekirken ne yazık ki yük Milletin ve Millet içindeki bir avuç gönüllü insanların omuzlarında kalmaktadır..
Her ikisi de aynı dedikse biri Okullardaki Milli Eğitim Diğeri de Spor sahalarındaki Eğitim..
Sporun insanlar için önemi Bir defa Vücut sağlığı ile beraber Ruh sağlığını da dengeleyen,doğru düşünme melekesini en üst seviyeye çıkaran, Sporun Toplum yapısındaki İnsanların Kaynaşmasına, Sevincine, heyecanına ortak olması ile Eğitimin yaşamsal alandaki en kuvvetli belirtileridir...
Bu heyecanı, sevinci, hüznü, Takımdaş olma ruhunu, Paydaşlarla yapılan yardımlaşma heyecanını hiçbir Eğitimde bulamazsınız..
Tabiii Eğitimi başta düzgün vermek koşulu ile.
Ölene kadar, Mezara kadar, Ölmek var dönmek yok gibi saldırı özentisi taşıyan cümlelerle sporcuları motive edip Eğitim  yapıyorsanız sporun ruhundan uzaklaşıyorsunuz demektir..
Aynı Formayı giyip, bir biri ile yardımlaşan, Paslaşan, bir takımın başarısı için çaba harcayan sporcunun Ruh halini yaşamayanlar bilemez.
Spor yapan bir insan Sonunda kendi bedeninde verdiği enerji için birilerini sevindirmekte ve bu sevincin mutluluğunu yaşamaktadır..
Eğitimciler şunu neden bilmez anlayamam..
Toplum için sağlıklı nesillerin olması, Gençlerin bunalım ve kötü alışkanlıklarara buluşmaması için zamanını en iyi değerlendireceği spora yönlendirilmesini neden bilmezler..
Yoksa bilirler de ciddiye mi almazlar..
Devlet ;bildiği halde Sokaklarda evsiz barksız başıboş dolaşan sahipsiz çocukların, Bonzai, esrar, eroin kullanan gençlerin ve kolay elde edilen uyuşturucu hap atan zavallı gençliğin çaresi ve çözüm yolları için neden yatırım yapmaz..
Bu kadar saha var bu yatırım değil mi diyenler olabilir..
Yapılan yatırım yeterli olsaydı Türkiye neden Nüfus oranına göre Lisanslı sporcu, Tescilli Kulüp, Kullanılan Tesisi açısından AVRUPANIN EN GERİSİNDE KALIR MIYDI..
Ne yazık ki bu gençliğe ve Spor Kulüplerine yeterince yatırım ve yardım yapılmıyor.
Bu Ülke bizim Ülkemiz.
Umarım zaman içinde Gençliğe Spor camiasına, Sporculara ve Kulüplerimize çok güzel hizmetler yapılır..
 
YUKARI